Pazar, Eylül 5

Bi Farklı Geldi İstanbul

Evet bana biraz farklı geldi bugün istanbul... Haftasonu dönüşü feribottan iner inmez farklı bir yerdeydim... Otobüste uçan martıyı bile bir farklı izliyordum nedeni bilinmez... ama bir farklılık farkındalık vardı... Belkide istanbulda değil bendeydi bu... bilinmez kimde ve nerde! Bunun bi önemi varmı? farketmediğin, normal gördüğün herhangi bir şey bugün daha belirgindi... ve o an, orada, onunla aynı yerde aynı zamanda olmak beni iyileştirdi... "iyileştirmek" sadece yaralı yada hastayken kötüden iyiye giden bir süreci dillendirilen bir kelime değildir :)

Aksaray dolaylarında otobüse yaklaşık 1o(on) tane zenci bindi:) tipleri, kılıkları çok güzeldi..çok uyumlulardı..ruhları kıyafetlerindeydi adeta:) tipik zenci... kimisi armalı ceket giymiş altında zımbalı kot, içinde body, kimisi gayet rahat kendinden birkaç beden büyük tshirt, bol pantolonlaydı, şekilli yuvarlak küçük kafasında da kasket vs vs... birbirleriyle şakalaşıp, gülüşüyorlardı... ellerinde Ipod bir parçadan bir parçaya geçiyorlar "hey adamım bunu dinle" edasında paslıyorlardı birbirlerine.. yanıma oturan diğerlerine göre daha açık tenliydi, saçları kıvır kıvır telefon teli gibi dik ve uzun, dokunmamak için zor tutuyordum kendimi...kimse umrunda değildi müziğe kaptırmıştı kendini:) onları izlemek ara ara tebessümlemek güzeldi...

Taksimde otobüsten iner inmezde basma şalvarlı çıpıdık terlikli koyu tenli -ama az önce otobüste bıraktıklarım gibi değil- bir grupla karşılaştım.. kiminiz onlara çingene der, 3 bayan ve sayısız çocuktan oluşan bir gruptu...yürüyorlardı elmadağ yönüne doğru.. grubun arkasından koşturan minacık şalvarlı 3-4 yaşlarında bir çocuk gördüm daha sonra, belli ki bir şeye bakmaktan kendini alamamış gidenleri fark etmemiş son anda birşey olmuşta görmüş telaşıyla eline terliklerini almış koşturuyordu ıslak zeminde peşlerinden ki bugün hava soğuktu istanbulda yağmur yağmış ben gelmeden önce yıkanmıştı sokaklar... "giy o terlikleri şirin şey" demeden alamadım kendimi ama o bunu farkettimi o telaş arasında bilinmez:) gözleri sabitlemiş aradaki mesafeyi kapatma isteği içinde pıtı pıtı gidiverdi oracıkdan:) o an orda olmak güzeldi...

Eve gitmek için otobüs duraklarına yöneldiğimda pazarları dikilitaş-taksim hattının çalışmadığını öğrenmekte güzeldi...:)

Gümüşsuyundan aşşağıya inerken fark edeneniz oldumu bilinmez ama ben şu sıralar sürekli oraya bakıyorum...İtü gümüşsuyu kampüsünün boğaza bakan duvar cephesinin hemen orda derme çatma bir çadır var..boğaz manzaralı ordan burdan topladıklananlarla düzenlenen bir çadır..hatta bayrak dikilmiş bir köşesine! mülksüz yaşarken istanbulun en güzel mekanını yer edinmek çok güzel birşey olsa gerek... hep orda kalanı merak eder, kendisi ile sohbet etmek isterdim... bugün gördüm onu... şansa duraksadık hemen önünde ve uzun uzun bakabilme sansım oldu.. rahatsız olur diye yavaşça girdim iletişim ağına farketti beni oda bakmaya başladı... hiç kötü negatif bir bakış yoktu aksine çok manalıydı.. sonra kendine çeki düzen vermek istedi şapkasını düzeltirken dahi anlamlı bakıyordu... yavaşça gözlerimi çektim tabi burda otobüs şoförününde katkısı vardı... bugün onu görmek biraz düşünmek güzeldi:)

Hiç bitiresim yok aslında bir anda başladım yazmaya bir günlük misali... ama yetmiyor zaman... herşeyide anlatasım var.. tabi burası yeri pek değil gibi :) o yüzden bir kısmı burda diğer bir kısmıda bende kalsın...

Dediğim gibi bugün biraz farklıydı istanbul, farketmediğin normal gördüğün herhangi bir şey bugün daha belirgindi.. yada farkedemediğin...

Bugün güzeldi..eve varana kadar... Peki evden sonrasımı buda bana kalan taraf olsun he ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder